SANATSAL YORUMLAR...: RESSAM REMZİ TAŞKIRAN

15 Eylül 2014 Pazartesi


BİR RESSAMIN HAYAT HİKAYESİ VE SANATI...
RESSAM REMZİ TAŞKIRAN...

" RESİM SATMASAYDIM YİNE RESİM YAPARDIM  " DİYEBİLEN BİR RESSAM....
BEN DE REMZİ TAŞKIRAN İLE AYNI FİKİRDEYİM   " RESİM SATMASAYDIM BENDE RESİM YAPMAKTAN HİÇ VAZ GEÇMEZDİM.




REMZİ TAŞKIRAN
Adıyaman (1961) doğumlu Remzi Taşkıran, ailevi nedenlerden dolayı küçük yaşlarda verildiği Adıyaman Yetiştirme Yurdu'nda 18 yaşına kadar devlet korumasında kaldı. Yetiştirme Yurdu'nda tahsil hayatını devam ettiren Remzi Taşkıran, resime olan ilgisinin öğretmenleri tarafından fark edilmesiyle, resim yapması konusunda yönlendirildi.

Yetiştirme yurdundan ayrılmasının ardından zor bir dönem geçiren Remzi Taşkıran, vatani görevi esnasında resim yapma yatkınlığını daha da geliştirdi. Askerliğini tamamladıktan sonra da İstanbul'da bir süre basın ressamlığı yaptı, akabindeyse kendisine ait resim atölyesinde profesyonel resim çalışmalarını sürdürdü.

Devlet korumasındaki yetiştirme yurdu çocuklarının 18 yaşından sonra hiçbir güvencesi olmadan toplum arasına bırakılmasının toplumsal bir sorun haline dönüştüğünü gözlemleyen Remzi Taşkıran, "kader kardeşlerim" diye tanımladığı yurt çocuklarının sorunlarının devlet yetkilileri tarafından fark edilmesi ve dayanışmanın sağlanması için İstanbul Yurtayder (Yetiştirme Yurdundan Ayrılanlar Derneği) adlı derneğin kurucuları arasında yer aldı.

Bu zamana kadar 11 kişisel resim sergisi açan Remzi Taşkıran, birçok karma sergilere de katıldı. Yurtiçi-yurtdışı özel ve devlet koleksiyonlarında yapıtları bulunan Taşkıran, resimle alakalı görüşlerini şu ifadelerle tanımlıyor; 

“Ben resmi yaparken değil,onu kurgularken yoruluyorum .Resimlerimin bitmiş hali benim için hiç de sürpriz olmuyor.. Çünkü bitmiş halini sanki önceden görüyorum.Renklerle aramda bir aşk yaşarım; onlarla konuşur,sohbet ederim;.Benim yaşam enerjim resim yapmaktır.İnancım odur ki sanat duygu ve düşüncenin yetenek avantajıyla dışa vurumudur.Benim gibi eğitim almadan sanat yeterliliği olanlara ‘Allahtan vergili’ deniliyor ,doğrudur. Çünkü ben rüyalarımda bile resim yapardım.Sanat bana göre para kazanma mesleği olmamalıdır yaşamın döngüsü ve profesyonellik bunu gerektiriyor.. Resim yaparak geçiniyorum.Eğer hiç resim satamasaydım yine de resim yapardım.Çünkü Canlılar yemeden yaşayamazlar,sanatçılar da üretmeden asla ve asla yaşayamazlar.Sanatla yaşama karşı her türlü duygu ve düşüncelerimizi ifade edebiliriz; olumlu ve olumsuz yönleri eleştirebiliriz.. Sanat bir dışa vurum eylemidir.Sanatçı doğayı aynen taklit etmemeli; görünmeyeni görmeli ve hatta tamamen doğadan bağımsız kendi iç dünyasını soyut temalarla estetik bir biçimde ifade etmelidir Ruhunu ve yüreğini ortaya koymalıdır...”

Evli ve 3 çocuk babası Remzi Taşkıran, halen İstanbul Bakırköy'deki Resim Atölyesi'nde sanatsal çalışmalarına devam etmektedir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olma üzere birçok siyasetçi, iş adamı ve ünlülerin de yağlıboya portrelerini yapan Taşkıran, "sanat, ticaret olarak görülmemeli, sanat için yapılmalıdır" görüşünü savunanlar arasında yer alıyor...


REMZİ TAŞKIRAN ' DAN BİR ÇALIŞMA...

                                             
                                                        Remzi Taşkıran ' ın bir çalışması  


BU ÇALIŞMANIN BENZERİNİ BENDE YAPMIŞTIM...AMA BEN BU BENZER ÇALIŞMAYI BİLGİSAYAR ORTAMINDA ARTRAGE EL İLE RESİM ÇİZİM ARACI LE YAPMIŞTIM..O ZAMANLAR ARTRAGE EL ÇİZİM PROGRAMINI TAM OLARAK BİLMİYOR VE ACEMİYDİM..YANİ ARTRAGE DE ŞİMDİKİ KADAR USTA DEĞİLDİM..


                                                                   Benim Yaptığım Çalışma 


Ressam
Sami Samioğlu

0 yorum:

Yorum Gönder