FİGÜRATİF YAĞLI BOYA TABLOSU...

30 Mart 2014 Pazar

0 yorum

                                       
                                                     Yangını Seyreden Bir Grup ( 1 )


                           
Bu yağlı boya çalışmasını havai fişek konulu olarak yapmıştım...Ama hiç sevmediğim bir konu olmuştu..Nedense içim bir türlü o tabloya içim ısınmamıştı..Nasıl ısıtırım çaresi aramaya koyuldum ve bu tabloya farklı bir kesim biçimi yapmaya karar verdim..Aslında bunu gerçek tuval çalışmalarında da kullanmıştım..Eğer yaptığım çalışmanın tuval ölçüsü yapılan tablo çalışmasına aykırı görünüyorsa gerekli kenarlarından keserek yeniden  boyutlandırma yapardım ve daha hoş görünmesini sağlardım..Aynı usulü bu tabloda da yapmaya karar verdim..Farklı ölçülerde oldu ama en azından havai fişek havasından kurtulmuş oldu..Bu durumda bu tabloya yeni bir ad vermek gerekiyor..Yangını Seyreden Bir Grup...Olabilir dedim ve oldu..

Eğer gerçek tuval şaseye gerilmiş haliyle yağlı boya tablo çalışması yapılmış ise ve yapılan çalışma tuval  ölçülerine aykırı duruyorsa , tuval ve şase ölçülerini en uygun ölçü durumuna getirebilmek için bir veya iki kenarından yeterli olmadıysa üç ve dört kenarından en iyi görüntüyü verecek biçimde kesilerek küçültülebilir..Tabi ki şasede gerili olan tuvalin kenarlarında olan zımba tellerini tek ,tek çıkartmak gerekiyor..Biraz zahmetli bir iş olsa da yapılan tablo çalışmasına en uygun tuval ölçüsü verilmiş olur. Sanal ortamda yapılan yağlı boya tablo çalışmasını  kesme programı vasıtasıyla daha çabuk ve düzgün kesip biçimlendiriyoruz...Yukarıda ki çalışma bu uygulamanın bir kanıtıdır. 

Ressam
Sami Samioğlu

İSTANBUL KONULU YAĞLI BOYA TABLOSU ( YENİ )

17 Mart 2014 Pazartesi

0 yorum


İSTANBUL'U DİNLİYORUM GÖZÜM KAPALI...

ARTRAGE PROGRAMI VASITASIYLA BİLGİSAYARDA  YENİ BİR İSTANBUL MANZARASI YAPTIM..


                                             
                                                      Bir İstanbul Manzarası

 " İstanbulu dinliyorum gözüm kapalı "....Demiş şairimiz...Evet önce bu tabloya gözünüz açık bakınız , sonra gözlerinizi kapatıp İstanbul'u dinleyiniz...Çok güzel bir şehrimizdir İstanbul...Çok ünlü ressamlara hep ilham kaynağı olmuştur..Sanırım bana da ilham kaynağı oluyor...Bazen düşünüyorum , İstanbul Tablolarda mı daha güzel  ,, yoksa gerçeği mi daha güzel...Her ikisi de olabilir , ayırmak gerekmiyor...Ama şuna bir ressam gözü ile eminim ki eğer İstanbul ' un denizi olmasaydı hiç de güzel olmayacaktı...Bu tabloya gerektiği kadar özen gösterdiğim yağlı boya tablo çalışması oldu..Tahminime göre 4 - 5  saatimi aldı...Ama bu zamanı harcamaya deydi gibi geldi bana..Sizce de öyle mi dersiniz..

Not....: Tabloda imzamı atacak yer bulamadım...Tablonun alt kısmında bir yere atmam gerekiyordu fakat denizdeki efektlerin imza ile kapanmasını istemedim..Böyle imzasız daha iyi görünüyor.

Ressam
Sami Samioğlu

BİLGİSAYARDA SPATULA YAĞLI BOYA TABLO ÇALIŞMASI

16 Mart 2014 Pazar

0 yorum








BİLGİSAYARDA SPATULA ÇALIŞMALARI YAPILABİLİR...

Yapmış olduğum çalışmalar görülüyor.


Ressam
Sami Samioğlu


KARA BULUTLAR GELİYOR YAĞLI BOYA TABLO ÇALIŞMASI

0 yorum


                                         Kara Bulutlar Geliyor  Yağlı Boya Tablosu


Bilgisayarda yağlı boya tablo çalışması konusunda ArtRage Resim Yapma Programının özelliklerini araştırmaya başladım..Tabi ki fırça ve boyama özelliklerini araştırma yaparken bir taraftan da tablo oluşmasını da sağlıyorum..İşte yukarıda böyle bir çalışma ortaya çıktı.." Kara Bulutlar Geliyor " adını verdim bu tablo çalışmasına..Ama burada asıl önemli olan bulutlardan daha önemli olan farklı fırça boyama ayarlaması ile oluşan farklı bir çalışma olmasıdır..Belki basit bir konu ama , ArtRage programında çok güzel ve farklı ayarlar ile çeşitli türde boyama yapılabiliyor , bu önemli bir konudur..Eğer bir tabloya başlayacak olursanız , öncelikle gün ışığının hangi taraftan vermeniz gerektiğine öncelikle karar verin..Tablonun sağından veya sol tarafından ışık gelebilir..Hatta tam karşınızdan da gelebilir..Daha da ileriye gideyim tablonun atan arkasından da gelebilir..Ama son iki gün ışığını  yani önden ve arkadan yapmakta zorlana bilirsiniz...En iyi tablonun sağından ve solundan gelecek biçimde veriniz..Yukarıda ki çalışmada gün ışığı tablonun sol tarafından geliyor ve tabloda olan nesneler üzerinde ışığı yansıyor..Belki bu konuda verdiğim bilgi işinize yarayabilir..

Diyelim ki bu çalışmayı bir sergiye verdim ve bir sanatsever bu tabloya bakıyor ve " Ne var bunda bunu bende yaparım  , basit bir orman veya kır tablosu bu " diyor..Bende diyorum ki " Siz hiç deniz gördünüz mü "...Evet , önemli olan bu tabloda olan değil , asıl önemli olan bu tabloya baktığınızda size farklı bir duygu veya etki vermesi önemlidir..Eğer bu tabloya baktığınızda tablonun biraz ilerisinde belki bir deniz var..Evet diyorsunuz bu tablonun ilerisinde deniz var  , bu tabloya baktığımda denizi hissede biliyorum , diyorsanız denizi hissini veren bir tablodur bu...Tabi ki her tablo kişiler üzerinde farklı etkiler verebilir..Vermiyorsa o tablonun bir değeri olmaz...Bu manevi  bir değerdir , parasal değer daha sonra gelir.

Ressam
Sami Samioğlu

SEN HİÇ DENİZ GÖRDÜN MÜ.? SANATSAL YORUMLAR

12 Mart 2014 Çarşamba

0 yorum




" SEN HİÇ DENİZ GÖRDÜ MÜ..? " DİYEN RESSAM...

SİZ HİÇ DENİZ GÖRDÜNÜZ MÜ...? GÖRMEDİYSENİZ , ALTTA OLAN YAZIYI OKUDUĞUNUZDA EMİNİM Kİ GÖRECEKSİNİZ...!!!

ünlü bir ressam nasıl olunur?? 
Adamın biri ressamdır fakat pek başarılı bir ressam değildir. Haliyle tabloları da pek satılmaz, sefalet içinde sürdürürmüş yaşantısını. Bir gün bu ressamın gazeteci bir arkadaşı kendisini ziyarete gelmiş. Sersefil halini görmüş, üzülmüş biraz. Sonunda dayanamayıp arkadaşına şöyle bir teklifte bulunmuş:

"Gel seni meşhur edeyim!"
- Nasıl yapacaksın ki?
- Her şeyi ben organize edeceğim. Ne dersem aynısını yapacaksın. İşin sonunda kârı yarı yarıya paylaşacağız. Seni çok ünlü ve büyük bir ressam yapacağım.

Ressam hala bön bön bakmakta, arkadaşının motor kayışında bir sıyırma durumu olduğuna kanaât getirmeye başlamaktadır.
- Yahu ben yıllardır resim yaparım, geldiğim yer ortada. Sen nasıl yapacaksın ki bunu, üstelik bu kadar kesin konuşuyorsun?

- Dinle şimdi. Sana bir sergi açacağız. Yeni eserler falan yapmana da gerek yok. Hatta yarım kalmışları bile koyabilirsin, farketmez.

Ressam, arkadaşının kayışını sıyırmadığına, tamamen koptuğuna kanaât getirmiştir artık.
- Eeee?
- Ben bu serginin duyurusunu yapacağım benim gazetede. Köşe yazısı, röportajlar falan yayınlayacağız. "Ünlü ressam.... Yeni sergisinde filanca tarz eserlere yer verecek" gibisinden şeyler yazacağız..

- Ne tarzı?
- Dur yahu, bir dinle hele. Sergi günü geldiğinde sen başına bir bere takacaksın. Keçi sakal da bırakacağız. Sergiye yetişmezse takma sakal yaparız. Gözüne tel çerçeve bir gözlük ve ağzında da bir pipo olacak.

- Ben pipo içmem ki?
- Yahu delirtme insanı. Bir günlüğüne içiver işte, seversin hem... Neyse. Davetliler gelip sergiyi gezmeye başlayacaklar, sen de ortalıkta dolanmaya başlayacaksın. Tabloların fiyatlarını oldukça yüksek tutacağız.İnsanlar tablolara baktıklarında haliyle eleştirecek şeyler bulacaklardır.Sen yanlarına yanaşacaksın. Onlar sana eleştirilerini

söyledikleri zaman, konu ne olursa olsun gözlerinin içine derin derin bakacaksın, pipondan derin bir nefes alıp verdikten sonra ağır bir ses tonuyla:

"Sen hiç deniz gördün mü?", diye soracaksın?
- Hö?
- Tabi onlar da öyle diyecekler ama sen tavrını değiştirmeyeceksin. Sorunu tekrar edeceksin. "Sen hiç deniz gördün mü?". Baktın eveleyip geveliyorlar,dönüp sırtını

gideceksin, başka bir şey söylemeyeceksin.
Bizim ressamın aklına yatmaz bu senaryo. Ne yapılmak istendiğini de anlayamaz. Buna karşın arkadaşı kendinden çok emin ve ısrarcıdır.Parasızlık da had safhadadır aksi gibi. Çaresiz kabul eder ve süreç başlar.

Bizim gazeteci, söz verdiği gibi organize eder sergiyi. Gazetesinde yazılar, röportajlar falan gırla gider. Ünlü ressam bilmem kim, filanca tarzında yaptığı son eserlerini sergiliyordur. Haber birkaç basın organına da sıçrar. Sanat camiasının ilgisi iyice yoğunlaşmıştır. Bu arada bizim ressam en keçisinden bir sakal bırakmış, iyisinden bir pipo temin edip tüttürme talimlerinde bulunmuş ve bitpazarından da bir adet entel gözlüğü takıp Fransız usulü bir berenin altına hepsini yerleştirmiştir, beynini dışarıda bırakarak.

Büyük gün gelip çatmıştır. Sergi açılışı... Davetliler, basın, galeri patronları, yeni zengin olmuş züppeler, "Aman da kültürlü olalım",diyenler, kültürü yılların birikimi değil çarşıdan pazardan alınan bir şey zannedenler, "Zamanı gelince yaparız", diyenler... Bizim ressam da ortalıkta gezmektedir yeni kostümüyle. Resimler ise hatalarla dolu olarak ortalıkta sergilenmektedir. Vatandaşın birinin yanına yanaşır bizimkisi.
Adam resme küçümser gözle bakar ama resmin fiyatı korkunçtur. Öyle ki bizim ressam bile ürkmüştür fiyatlardan.
Sanatsever: "Üstat, bu resimdeki dağ kompozisyonu... Hani diyecektim ki renk tonları pek natürel değil gibi. Sizce de öyle değil mi?" Zaman gelmiştir. Bizimkisi piposundan derin bir nefes alır. Aynı derinlikte bakışlarla bakar tel çerçeve gözlüklerinin ardından. Ve çıkardığı dumanlar içinden adama şöyle der: "Sen hiç deniz gördün mü bayım?"

Adam afallamıştır. Soru bir dağ manzarası ile ilgilidir.
- Ama beyefendi , bu resim, yani dağın tonlarını diyordum...
Sözünü keser bizimkisi: "Sen hiç deniz gördün mü bayım?"
Adam resme dönüp bir daha bakar. Sanki farklılaşmıştır. Evet ortada belki deniz yoktur ama hayalinde bir deniz göremeyen bir insan olarak dağın tonlarını nasıl eleştirebilir ki? Resim sadece görüleni mi anlatır oysa... Ya görülmeyenler, onları çağrıştıramaz mı? Renkler ille de her şeyin doğasını yansıtırsa fotoğraftan ne farkı kalır resmin?

Bu sanatın ruhu nerededir?
"Özür dilerim üstat!", der ve hemen bir işaretle yardımcısını yanına çağırır, resmi satın almak istediğini, gerekli işlemleri yapmasını söyler.

Ressam şaşırmıştır. Ama şikâyetçi değildir. Nasıl olduğunu anlamamıştır ama bir tablo satmıştır. Hemen başkalarını aramaya koyulur.

Şık giyimli bir bayan dikkatini çeker bir resminin önünde. Aksilik bu ya,tamamlanmamış bir resimdir...
- Oh, üstat, iyi ki geldiniz. Ben size şeyi soracaktım. Bu eseriniz... Sanki anlatılacak şeyler varmış da anlatılmamış gibi... Derin bir pipo nefesi ve derin bir bakışın ardından ölümcül soru gelir:

"Sen hiç deniz gördün mü bayan?"
-Pardon?
-Sen hiç deniz gördün mü bayan?
Kahretsin... İşte sanatçıyla benim farkım. Ben resmin görünenini görebiliyorum. Arkasını göremiyorum. Oysa o... Ruhuna iniyor... Belki anlatmak istediklerini çizmek zorunda bile değil. Daha denizi göremeyen ben fırçanın kıvrımlarındaki duyguyu nasıl algılayabilirim?

Alıyorum! Kaç paraysa... Sanata fiyat biçilmez...
Bu sefer de tutmuştur. Bizimkinin keyfi yerindedir. Ve sonra bir başkası,bir başkası daha... İki gün içerisinde yarım yamalak ne kadar tablo varsa satılır sergide. Diğer gazeteler, yayın kuruluşları röportaj yapmak için sıraya girerler. Ünlü ressam bilmem kimdir artık... Mazide ne olduğu pek de önemli değildir... Sergi bitip hasılat elde edilir. Bu karmaşa içinde gazeteci arkadaşla pek görüşme imkânı da bulamamıştır. İş bitiminde başta konuşulduğu gibi hasılatın bölüşülmesine gelmiştir sıra. Oturup hesap

kitap yaparken pek keyiflidir gazeteci arkadaşı. Ressama dönerek:
"Gördün mü bak...Sayemde ünlü de oldun. Bir sürü de para kazandın. Artık sırtın yere gelmez. Bu iyiliğimi de unutma...şimdi benim payımı ver", der.

Bizimkisi yanıt verir, pipo dumanları ve tel çerçeve gözlüklerinin ardından:
"Sen hiç deniz gördün mü?

ALINTIDIR

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/edebiyat 





Ressam
Sami Samioğlu

RESİM YAPMAK İSTEYENLER İÇİN ÖNEMLİ BİLGİLER

0 yorum





RESİM YAPMAK İSTEYENLER İÇİN BU BİLGİLER ÖNEMLİ OLABİLİR...

Özellikle yağlı boya tabloya başlamak isteyenlere bazı önemli bilgiler vereceğim..Öncelikle sizin resim yapma tarzınıza en çok uyan ünlü ressamları araştırın ve bulun...Henri Matisse mi , Salvador Dali mi , Manet mi , Monet  mi , Pisarro mu , Rambrand mı , Kübizimin ustası Picasso mu  ve adı sayamadığım bir çok ressam...Bunlardan hangisini beğeniyorsunuz..Yada hangi ünlü ressamın eserlerini benimsiyorsunuz..Birini seçin...Hani blogger blog açma uygulamasında soruyorlar " Kendinize bir şablon seçin "...İşte bunun gibi bir şey bu...Bir kalıp , bir şablon seçin..Ünlü ressamlardan birini kendinize kalıp olarak , şablon olarak tayin edin..Bun dan çekinmenize hiç gerek yok..Geçmişte hemen , hemen tüm ressamlar bir önceki ressamların etkisinde kalmışlar ve çalışmalarını bu yönde devam ettirmişlerdir..Resim çalışmalarında kalıp veya şablon çok önemlidir..Merak etmeyin seçtiğiniz veya benimsediğiniz ressamın yaptığı çalışmalarının aynısı devam ettirmeniz mümkün değildir..Tıpa - tıp taklidi yapılmadığı sürece aynısını devam ettiremezsiniz..Kadınlar arasında şöyle bir laf vardır..Her kadının elinden çıkan örgü farklıdır..Niye farklı..El bu , hiç bir kimsenin eli diğer bir kişiye benzemesi çok zordur..Bana göre ise benzemesi imkansızdır..Filanca kadının elinden yapılan yemekler farklıdır ...Filanca kadının elinden yapılan yemekler ise çok daha farklıdır..Kısacası ne olursa olsun sanki her insanın elinden çıkan işler  bana farklı görünüyor..Öyle ise her ressamın elinden çıkan resim çalışmaları farklıdır..

Dediğim gibi kendi tarzınıza en yakın ressamın eserlerini inceleyin  ve araştırın en uygun olan ressamın eserlerini bir şablon olarak düşünün...Bu şablon ile kendinize has üslubu geliştirecek ve çok daha farklı , güzel ve sanat değeri olan çalışmalar yapacaksınız..

Özelikle yağlı boya tablo çalışmasına başlamak isteyenler , kendi tarzlarına en yakın ünlü ressamların çalışmalarını bir kalıp veya şablon olarak görsünler ve benimsesinler..Ve bu kalıp ve şablon üzerinden kendinizi geliştirsinler...Böylelikle kendinize özgü üslubunuzu keşif edebilirsiniz , zira bir ressamın üslubu olması çok önemli ve gereklidir.

Yukarıda olan çalışmamda , Van Gogh 'un bir tablosunu kendi tarzımda yapmaya çalıştım..Görüldüğü üzere her iki tabloda el işçiliği bir birine benzemiyor.

Ünlü ressamların eserlerini konu olarak ele alın ve kendinize özgü stili bulmaya çalışın..Böylelikle çalışma biçiminize yön vermiş olacaksınız.

Ressam
Sami Samioğlu


TIRPAN YAĞLI BOYA TABLOSU

0 yorum




TIRPAN YAĞLI BOYA TABLOSU....

Tarlada çalışan insan  konulu yağlı boya tablo çalışmasını da çok severim..Bir fotoğraftan esinlenerek bu çalışmayı yaptım..Adını da " TIRPAN " olarak belirledim...Acaba sizlerde tarla çalışan insan yağlı boya tablo çalışmaları yapmayı sever misiniz..Severseniz haydi başlayın niye duruyorsunuz...Yaptığınız çalışmaları bende görmek isterim.

Hangi fotoğraftan esinledim ve bu çalışmayı yaptım diye sorarsanız..İşte bu alttaki fotoğraftan...



Efendim , bir tablo çalışması yapılmak istenirse , illaki fotoğraf tarzında çalışma yapmak gerekmez..Aslında bu fotoğrafa baktım , kendi hamurumda biçim verdim..Şekil verdim..İşte  " SANATSAL YORUMLAR " asıl budur...Bir fotoğrafa bakarsınız ve yorumlarsınız ...Fırçanızla , boyanızla biçim verirsiniz ve buna da " SANATSAL YORUMUM " dersiniz..Zaten resim sanatı da budur...Bir ressam konuyu kendi hamurunda yoğurup biçim veriyorsa , ressamın yaptığı çalışma önem kazanır değer kazanır..


Ressam 
Sami Samioğlu


FARKLI BİR YAĞLI BOYA PORTRE ÇALIŞMASI

0 yorum






FARKLI BİR YAĞLI BOYA PORTRE ÇALIŞMASI DEDİM...

Üste olan yağlı boya portre çalışmasını , altta ola Ünlü Ressam Van Gogh 'un eseri olan bu portre çalışmasına bakarak Bilgisayarda ArtRage programı vasıtasıyla yaptım..

Bu portre çalışmasında derinlik yok...Zaten Van Gogh ' un tablolarında çok fazla derinlik unsuruna rastlayamayız..

Derinlik unsuru vermeden portre çalışması nasıl olur..Oluyor efendim oluyor..Van Gogh yapmış olmuş , öyle ise benim yaptığım neden olmasın...!!!

Ama şu var ki benim yaptığım portre de olan kadın mı  , erkek mi belli değil..Bu zaten çok fazla önemli değil..İster kadın olarak görün ister erkek olarak..Tabloda olan kişi yaşlı bir kişidir , doğru olan da bu sanırım...Aslında saçlarını beyaz yapmıştım..Tabloyu bitirdim karşısına geçtim baktım ki beyaz saçlar sanki  çalışmada gözüme battı adeta rahatsız oldum ve hoşuma da gitmedi..Beyazı kaldırdım..Varsın beyaz saç olmasın..Önemli olan gözüme hoş görünsün yeter.  

Kararı sizler verin...Gerekirse yorumlayın..Olmadı deyin , bu nasıl portre deyin..Ne diyeyim bu portre de öylesine bir portre..Bu kadar kusur kadı kızında da olurmuş...!!!

Ressam
Sami Samioğlu

İKİ YAĞLI BOYA TABLO ÇALIŞMASI ARASINDAKİ FARK..

6 Mart 2014 Perşembe

0 yorum




İKİ YAĞLI BOYA TABLO ÇALIŞMASINDA OLAN FARKI AÇIKÇA BELLİ OLUYOR...

Konu aynı konu..Altta ki çalışmada biraz farklı ilaveler yaptım..Zira bu çalışmada böyle olmasını uygun gördüm...Neticede ikisi de aynı benzer konudur...Çalışmalar arasındaki farklılık fırça özeliğinin farklı olmasına bağlıdır...

Birinci , en üsteki çalışmada , ArtRage programında Fırça seçeneği olarak ( Oil Brush ) " Thick Gloss " u seçmiştim..Alttaki çalışmada " Normal Raund " u seçtim...Fırça özelliği değiştirildiğinde aynı konu farklı fırça darbeleri ve efektleri oluşmasını sağlıyor..Bu özellik gerçek tuval ve fırça ile yapılması çok zor ve hatta mümkün bile olmayabilir..ArtRage Resim yapma programının üstün özellikli uygulamaları var..Allta olan çalışmayı yarım saatte tamamladım...Ben mi hızlıyım yoksa program bana hızlılık mı veriyor acaba..? Sanırım programa o kadar çok alıştım ki , hızlılık verdiğine inanmaya başladım..Gerçek tuval üzerinde gerçek fırçalar ile bu kadar kısa sürede yağlı boya tablo çalışması yapamazdım..Daha da mı hızlılık gerekiyor...On dakika da bile bir tabloyu tamamladığım anlar oldu..Tabi ki ArtRage Programı sayesinde..Ama on dakika da bitirmek zorunda değilim..Böyle olursa kendimi  " Yetenek Sizsiniz Türkiye " yarışmasında gibi hissetmeye başlayabilirim..Bu nedenle yarışmalara girmek gibi bir niyetim yok..Yarım saat olur , bir saat olur , konuya göre belki 3- 4 saat olur..Zaten bir tablonun tamamlanma süreci konunun kolaylığına ve zorluğuna göre değişir..


Ressam
Sami Samioğlu

HAYDİ...ARTRAGE PROGRAMI İLE BİLGİSAYARDA YAĞLI BOYA TABLO YAPALIM..

4 Mart 2014 Salı

0 yorum


ARTRAGE 4 PROGRAMI İLE BİLGİSAYARDA YAĞLI TABLOYU HEP BİRLİKTE YAPALIM..NASIL MI..?
ÖYLE İSE İZLEYİNİZ...

ArtRage 4 Resim yapma programını açalım..Ve program içinden kendimize bir tuval seçelim...ben tuvali seçtim ve malzeme çantasından kurşun kalemi elime aldım..Tabi ki bu gerçek olarak  ele  alma değil tabi ki..Mause  ile kurşun kalemi almış oluyoruz ve tuval üzerine bilgisayarımın tam karşısına yakın bir yerine örnek bir çalışma resmini yerleştirdim...Resme bakarak tuval üzerine yapılmak istenen resim konusunun ana hatlarını rastgele hiç özenmeden çizdim...Sizde aynısı çizin ve takibe devam edin..





Yağlı Boya Tablo çalışmasının bitirilmiş görüntüsünü veriyorum..Çalışmanın sonucu budur..

Aşağıda olan anlatım ise bu tablo çalışmasına ilk başlamam ile ilgili görüntülerdir..



Yukarıdaki ekran görüntüsünde görüldüğü üzere kara kalem  ile çizimi tamamladım...
Bunu ArtRage ' de nasıl yaparız...Bunun anlatımını resimli anlatım  izah edeceğim..



Ekranın solunda ve altta olan malzeme panelinden  " Kurşun Kalem " simgeli işlem butonuna basmamız gerekiyor..Böylelikle mausemiz artık bir kurşun kalem vasfındadır..Beyaz boşluk kısmında  " 200 % " yazıyor..Buraya tıkladığımızda ekranın ortasında diyalog kutusu gelir.. " 200 " rakamını delete ile sildiğimiz de silinen aynı yere klavye üzerinde üzerinden istediğimiz rakamı yazabiliriz.. 500 yazılırsa kurşun kalemin çizme ucu kalınlaşır..Ama burada kurşun kalem için en iyi ayar 200 % olması yeterlidir...Zaten 200% kalınlığı ile işlem  başladığı için kalınlığı değiştirmek istemiyorsak " Cancel " butonuna basıp çıkıyoruz..Eğer  200%  kalınlık işlemi onaylı değilse " OK " tuşuna basıp işlemi bitiriyoruz..Kurşun kalemin rengi konusunda istediğimiz rengi yapmamız mümkündür..Ekranın sağ alt köşesinde olan Boya Kontrol Panelinin siyak olan kısmına mause ile tıkladığımız kurşun kalem siyah olarak çizmeye başlar..Bu panelden istediğimiz renklere tıkladığımız farklı renklerde kurşun kalem boyaması bile yapılabilir..Ayrıca kurşun kalem ile resim bile yapmak mümkün olduğu için bu malzeme ile gerçeğinin aynısı gibi kara kalem çalışmaları yapılabilir ama bu konuda ,  kara kalem ayarlarını iyi bilmek gerekir...Biz kara kalem çalışması yapmayacağımıza göre bu konuyu  bir başka zamanda detaylı olarak anlatırım..Yani bilgisayarda kara kalem resim  çalışması nasıl yapılır anlatımını hazırlarım.

Tuval üzerine  kara kalem ile çizimi yaptıktan sonra  yağlı boya fırçasını elimize alacağız ve tuvali boyama başlayacağız..



Evet..Görüldüğü gibi yağlı boya fırçası ile hiç özenmeden kahverengi ve açık tonları ile tuvalin büyük bir bölümünü boyadım...Burada gördüğünüz gibi sizde aynısını yapınız..Niye böyle diyorum...Elbette hep beraber bu resmi yapacağız onun için sizde   bilgisayarda tuvali aynısı gibi boyayınız..Ama bu boyama işlemi için fırçayı nasıl elimize alacağız ve gerekli olan fırça ayarlarını nasıl yapacağız bunu resimli olarak izah edeceğim...Tabi ki bu durumda boyama yapılacak tuvalin doku ayarları çok önemlidir..Nasıl tuval seçmeliyiz ve dokusu ne olması konusunda bilgi vermem gerekecek...Şu an resimde görülen görüntü nasıl bir performans ile değişecek bunu hep birlikte göreceğiz..Zira , bu çalışmanın sonucunu bende bilmiyorum.

Fırça  Ayarları resimli anlatım ile konuya devam ediyorum...



Yukarıdaki ekran görüntüsünde ArtRage   malzeme verileri olan solda alt kısımda olan kontrol panelinden " Fırça ( Oil Brush ) "  fırça simgesine tıklıyoruz..Bu tıklamadan hemen sonrasında mauseyi  yapılmakta olan resmin bir yerinde tekrar tıkladığımızda fırça ile ilgili işlem başlatılmış olur..Ve malzeme kontrol panelinin alt kısmında  " 40 % " yazan yere tıkladığımızda ekran ortasına fırça kalınlığı azaltabilir ve çoğaltabiliriz...

Ekranın sonunda en alt köşede olan " 40 % " üzerine tıkladığımızda  " Tool Size% " diyalog kutusu açılır..." 40 " yazısı fırçanın şu anda % 40 kalınlıkta boyama yapacağı anlamına gelir..Bu bölüme mause üzerine tıkladığımız da ilmeç yanıp - söner..Bu durumda klavyeden " Delete " ile silip istediğimiz fırça kalınlığı rakamlarını yazmak ile fırça kalınlığını uygulamış oluruz..Tabloya devam etmemiz gerekiyor ve vazoyu boyama başlamadan önce fırça boyama kalınlığını daha sonra  % 25 yapacağım..Veya daha az da yapabilirim..Kısacası fırça kalınlığı boyanacak nesnelerin duruma göre azaltılır ve arttırılır...
Ama fırça ayarları ile ilgili işlemlerimiz daha bitmedi..Bu ayar fırça ve boyama ile ilgili önemli ayarlardan biridir..



FIRÇA " SETTİNGS " AYARLARI...
Yukarıdaki ekran görüntüsünde  yapılacak ayarlara girmek için yine ekranın olunda olan " Settigs " yazılı butona tıklamanız gerekiyor..Tıkladık ve ekranın orta yerine diğer bir ayar diyolog kutusu geldi..Burası biraz karışıktır , bu sebep ile buradaki  orjinal ayarları sakın değiştirmeyin..Sedece ayar yapılacak olan kısım  " Thick Gloss " yazılı olan kısımda  ve yazının sağında olan  " OK " işaretine tıklamanız gerekir..

" Thick Gloss  > OK işaretine tıkladım ve aşağıda bu görüntü geldi..



Tıklama işleminden hemen sonrasında , mauseyi  "Oil Brush " yazısı üzerine kaydırıyoruz..Bu kaydırma yapıldığında yan tarafında  " Fırça ile yapılmak istenen boyanın " özelliklerini gösteren bir liste açılır..Bu listede gerektiği kadar yeterli olan fırçanın boyama özeliklerini ayarlayabiliyoruz.. " Thick Gloss " benin en çok beğendiğim Yağlı Boya Fırça özelliğidir...Tabiki  " Normal Round " seçeneğini de bazı çalışmalarımda tercih ederim..Listeden istediğiniz Fırça özelliklerinden birisi üzerine tıkladığınızda istediğiniz fırça özelliği işlemi onaylanmış olur...Resimde görüldüğü üzere ben " Thick Gloss " yazısına tıkladım ve bu çalışmayı bu özellikte olan fıça ile boyama özelliği ile başladım.

UNDO ÖZELLİĞİ NEDİR...



Undo uygulamasını bir çok kişi biliyordur ama bilmeyenler için bunun nasıl yapıldığını ve nereden uygulandığını resimli olarak izah edeyim..
Tablonuzu yapıyorsunuz  ve bir yerinde hoşunuza gitmeyen bir boya ve fırça darbesi yaptınız veya sürdünüz diyelim..ArtRage Programının kontrol panelinin en iyi özeliklerinden biri olan bu uygulama sağlı ve sollu iki tarafa bakan " Undo " Oklarıyla yapılır..Her tıklama  yapıldığın da hatalı boyama yerlerini kaldırır ve çalışmayı önceki duruma getirir..En iyisi biz buna  " Undo " demeyelim..." Yağlı Boya Temizleme Bezi " demek sanırım daha doğru olacak...ArtRage de her şey var..Temizleme bezi ( Undo ) bildiğimiz gerçek temizleme bezlerinden çok daha üstündür ve uygulaması da çok kolaydır.



Yağlı Boya Tablo çalışmasında , boya paneli üzerinde olan  " mavi " renkli olan yere tıkladım ve mavi boya ile boyama işlemini başlattım..Mavinin çeşitli açık ve koyu tonlarını elde ederek vazoyu boyadım..Ardından " Kırmızı " renk üzerine tıkladım ve kenar şeritte ki  altta olan siyah ton rengi üzerini tıklayıp seçili yaptım , vazonun üstündeki bölümü boyadım..Bu boyama ile yapılacak olan tablo iyi mi görünüyor..Elbette iyi görünmüyor..Bu boyama ile tablonun ana boyama kısımlarını boyamış veya yapmış oluruz...İşe devam...Tabloda siyah boyanan bölümde çalışmalar devam edelim..Bu siyah alanda vazoda olan çiçeklerin yaprakları yapalım...Renk paletinden " Yeşil " bölüm üzerine tıkladığımızda yeşil rengi ile ilgili boyama devreye girer ve istediğimiz yeşil tonlarıyla çalışmaya devam ederiz...Ayrıca fırça kalığını %20 ' ye ayarladım..


                                                        Vazoda Kırmızı Güller

Ben , tablo çalışmasını tamamladım...Sizlerde tamamladınız mı..? Bu çalışma çok uzadı..Bir tablo çalışmasına başlamışsam mutlaka en kısa sürede çalışmayı tamamlarım..Bu yağlı boya tablo çalışmasını sanatseverler için hazırladım ve birlikte bir çalışma olmasını istedim...Bana eşlik edenlerin olduğundan şüpheliyim...Olsun , hiç bir kimse eşlik etmesin..En azından ArtRage ile bir yağlı boya tablo nasıl yapılır anlatmış oldum..Sanırım bu bile yeterlidir...Bu çalışma belki beğenilmeyecek..Olabilir..Zira bu çalışma  örnek çalışma sınıfına girer..Yine de bu tabloya bir ad verelim dedim ve " Vazoda Kırmızı Güller " adını verdim.


                                                         Vazoda Kırmızı Güller 2

Aynı konunun farklı fırça efektleri ile yapmış olduğum ikinci yağlı boya tablo çalışması yukarıdaki resimde görülüyor.. Hangi tür çalışma daha iyi dersiniz..Bunun kararını sizler veriniz...
Umarım bu resimli anlatımın faydası olur.

Ressam  
Sami Samioğlu

GECE KONULU YAĞLI BOYA TABLO YORUMU

3 Mart 2014 Pazartesi

0 yorum

GECE KONULU YAĞLI BOYA TABLO ÇALIŞMASI YAPINIZ...



Gece konulu çalışmamla ilgili bir mesaj aldım..Bu sebeple mesaja konu olan  gece manzaralı yağlı boya tablo çalışmasını bir kez daha vermek istedim...Bu manzaranın beğenildiğini ancak mesajı okuduktan sonra anladım...Söz konusu izleyicimin ifadesine göre , bu manzarayı beğendiğini ve kendisinin de bu tür çalışmalar yapmak istediğini öğrendim...Evet , gece konulu yağlı boya tablo çalışmaları çok farklı ve güzel bir etki verir...Göze hoş  görünür..Benim gibi gece konulu tablo çalışmaları yapmaktan hoşlanan ve isteyen bir çok sanatsever olduğunu tahmin ediyorum..Özellikle Ünlü Ressam Vincent Van Gogh gece konulu eserleri ile tanınmıştır..Tabi ki gece konulu çalışmalar yapmayı seviyordu..Gece Kahvesi konulu yağlı bota tablosunu özellikle çok beğenirim..Bana göre " Gece Kahvesi  " tablosu  fevkalade  emsalsiz bir tablodur..Eğer sizlerde seviyorsanız  ,  gece konulu tablo yapmaya başlayınız derim.. Yaptığınız gece konulu çalışmaları isterseniz  "SANATSAL YORUMLAR " Blok sitesine gönderebilirsiniz.

RESİM YAPINIZ , YAPTIĞINIZ NASIL OLURSA OLSUN BİR DAHA YAPINIZ...BİR GÜN GELİR USTA BİR RESSAM OLURSUNUZ VE MUTLU OLURSUNUZ....

Ressam
Sami Samioğlu


RESİM SANATINDA PERSPEKTİF NEDİR VE NASIL YAPILIR

1 Mart 2014 Cumartesi

0 yorum


RESİM SANATINDA PERSPEKTİF KURALI...


İKİ TÜR PERSPEKTİF VARDIR..
1 - ÇİZGİ İLE YAPILAN PERSPEKTİF
2 - BOYA VE RENK TONLAMALARIYLA YAPILAN
     PERSPEKTİF     
Tren Rayları....Resimde olduğu gibi tren yolunun tam ortasında ayakta durunuz ve görüntüye bakınız..Sağımızda ve solumuzda olan raylar ileriye doğru bir birlerine yaklaştıklarını görürüz..Ufuk çizgisine baktığımızda her iki rayın ufuk çizgisinde birleştiği görülecektir..Perspektif işte budur...Aynı bunun gibi bir resim yapacak olursak , her iki rayı ufuk çizgisi istikametine doğru birbirlerine  düzgün her iki çizgi ile yakınlaştırmamız gereklidir ve eğer ufuk çizgisini görebiliyorsak , ufuk çizgisinde her iki ray çizgisini bir noktada birleştirmemiz gerekir..Bu resimde rayların hizasında olan sıra ile dizilmiş binalar olduğunu var sayalım..En yakınımızda olan bina büyük ve net biçimde görülür..Sıra binalar gözümüzden ufuk çizgisine doğru yaklaşan  binaların boyutları küçülür ve net görüntüleri olmaz belirsiz olurlar..Ufuk çizgisine yaklaşmış olan binalar ise artık nokta diyebileceğimiz görüntüdedir ve çok net görünmezler..İşte perspektif budur...Bu anlattığım resimde  " ÇİZGİSEL PERSPEKTİF " dememiz gerekir..İkinci bir perspektif ise boya ve renkler ile yapılan perspektiftir..

BOYA VE RENK TONLARIYLA OLAN PERSPEKTİF

Kara kalem ile çigisel perspektif kuralına göre  tuval veya diğer malzeme üzerine yapmak istediğimiz resmin kompozisyonu hazırladığımızı var sayalım..Yakının olan tüm nesnelerin renkleri canlı ve ebatları da normal sınırlardadır..Biraz ileride tepeler var..Toprak zemin  rengini netliğini biraz daha hafifletmemiz gerekir..Tepede ağaçlar var..Dalları ve yapraklarının renkleri çok fazla belirgin olmamalıdır..Daha ileri de çok uzaklarda dağlar var diyelim..Dağların rengi  açık ton prusya mavisine  dönüşmüş..Bu dağların daha da ilerisinde yine dağlar var..Bu dağların rengi hem çok açık bir tonda ve  belli belirsiz  renkteler..Gökyüzünde çok uzaklarda bulutlar var..Onlarda aynı ...Biraz daha yakınımızda gökyüzünde yine bulutlar var..Onların rengi daha net görünmelidir..İşte boya ve renk tonlarıyla yapılması gereken perspektif kuralı böyle uygulanır..Yağlı boya resme mi başladınız..Önce uzaklarda olan nesnelerin boyamasını yapınız..Ve her defasında öne doğru gelerek boyama yapınız..Yani uzaktaki nesneler boyandığında , yakında olan nesneler uzakta olan ve boyanmış nesnelerin üzerini kısmen kapatırlar yani üzerilerine binerler...Bu bir tavsiyedir. Ve diğer bir  başka resim kuralıdır...Bu kurallar  olması gereken önemli resim kurallarıdır...Aslında bu kurallara , kural yerine " Resim Sanatının Kanunları " demek bence daha doğru olacaktır.

Not...: Eşyalar veya nesneler ile ilgili perspektif nedir ve nasıl yapılır konusu ile , konu devam edecektir.

Ressam
Sami Samioğlu