RESİM SANATI ÜZERİNE FARKLI YORUMLAR

7 Şubat 2012 Salı

  Resim yapmak güzel bir iştir veya uğraştır.....Bir çok ressam farklı beklenti ve isteklerine göre eserlerini oluştururlar...Eserini satıp  kazanç sağlamak için resim yapan ressam vardır...Eserini amatörce yaparak kendi zevki için resim yapan ressam da vardır...Resim yapmak için resim yapan bir ressam gurubu vardır ki , onun için yaptığı eseri kazanca dönüştürme kaygısı yoktur...Hep resimde bir adım öne gitmeyi ister....Resimdeki mükemmeliği yakalama veya erişebilme gayretidir bu....Bu ressam için resim yapmak yaşam biçiminin ayrılmaz parçası haline gelmiştir...Resim yapmadan hayattan umduğu beklentiyi alamaz...Diyoruz ya ilham perileri var..Onlar ressama geldikleri anda o ressam mutlaka resim yapmak arzu ve isteği ile bir yanar dağ kor alevi gibi içini kaplalayan ilham ile eserini yapmaya başladığında geçici olarak dünya ile ilişkisi kesilir...Yapmakta olduğu resmi bitirmekten başka bir şey düşünemez ....İşte bu hal ve durumu en fazla yaşayan ressamların başında Ressam Van Gogh gelir...Yaptığı eseri satılır mı , satılmaz mı kaygısına girmeden çok kısa bir dönemde kendine has tarzı ile mükümmel eserler vermiştir...Van Gogh ' un yaptığı eserlerin baskılarından hazırlanan resimleri bir evin duvarında anlam kazanır..Van Gogh 'un eserinin orjinalı alıp duvarına asmayı istemek bir tarafa hayal etmek bile mümkün olmayabilir...Çünkü orjinal eserlerinin maddi değerini karşılayabilmek bir çok kişi için imkansız gibidir..
    
    Ülkemizde Resim Sanatında çok ileri atılımlar olmuştur...Çok usta ve ünlü ressamlarımız vardır..Kendine has tarz ve üslupları ile harika eserler vermişlerdir...Türk Ressamlarının da Dünya Sanatın da hak ettiği yeri ne kadar alabilmiştir bilemiyorum fakat hak ettiği yere gelmesinden mennunluk duyardık...Dünya Sanatında yerimizi yeterince alamadıysak Türk Ressamlarım eserlerinin iyi olmadığından değil sanırım siyasi  yada başka etkilerden dolayıdır..Günümüzde çok iyi eserler verebilen Ressamlarımız var..Bunlar çalışmalarını sergi açma  yolu ile tanıtıp resim severlere sunmaktalar...Bana göre iyi bir ressam kendine has tarz veya uslubu ile iyi eserler verebiliyorsa bu usta bir ressam demektir..Bunlardan biri de Ressam Remzi Taşkıran 'dır...Fırçasını kendi has tarz ile kullanabilen usta ressamlardandır...Bu ressammın yaptığı eser üzerinde imzası olmasa bile , bu yapılan resim Remzi Taşkıran eseridir diyebiliyorsam ve  de tanıyabiliyorsam  uslubu kuvvatli bir  ressamdır demektir....Remzi Taşkıran bunu yakalayabilmiş ve başarmıştır...Dedim ya bir ressamı özel hale getiren resim yapmadaki tarz , üslup,stildir...Fakat Remzi Taşkıran'ın  çalışma üslubuna yakın üslüpta çalışmalar yapan ressammlar olduğu gözlemledim...Sanki Remzi Taşkıran eserleri üslubuna yakın veya benzer yanları var...Zaten şunu kesinlikle eminim ki bir ressammın kendine has tercih edeceği ve bulacağı üslup o kadar kolay yakalanamıyor...Ressam " evet bu üslubu beğendim " diyebilmesi için kendisi için çok mükemmel bir üslup bulması veya keşf etmesi gerekiyor ki yaptığı veya yapacağı eserler kendine has özellikte olsun..Bunu yakalabilmek kolay değil....

   Ne gariptir ki , bir çok ressamın yaptığı eserler ve kendisi ,ressam öldükten sonra kıymetlenir ve ünlenir...Her halde bu genel de ressamların kaderi galiba...Öldükten sonra meşhur olmak.....Malesef durum böyle...Bir ressam 50 yaşından sonra yolun sonuna doğru yaklaşmaya başlıyor....Dün  6.Şubat 2012 de 57 yaşına girdim...Daha ne kadar yaşarım...3 , 5 ,10 ,20 yıl....Bilemeyiz...Ama şu bir gerçek ki yolun sonuna gidişim başladı çoktan...Öldüm mü ...Ressam olarak meşhur oldun artık demektir belki de ...Eserlerimin maddi değeri artmaya başlar...Kıymetli hisse senedi gibi....Yada hiç bir faaliyet yok , merşhur da olamadım , eserlerimde kıymetlenmedi...Demek ki usta bir ressam olamamışsın....Çünkü bir ressammı kıymetli hale getiren halkın eserlerine verdiği değer ile ölçülüyor ..Diyorki ressam " öldükten sonra değil , sağlığımda iken meşhur olayım....Öldükten sonra meşhur olmanın bana ne faydası var...Belki bir yere kadar bu düşünce doğrudur ama ressamlar bir çoğu halka mal olmuş kişilerdir...Kendileri bu mekandan göçüp giderler geriye yaptığı eserler kalır...Geride bıraktığı eserler o ressamı bu dünyada olmasa bile adeta yaşatmaya devem eder....

Bundan 2 ay veya 3 ay öncesinde Railworks yorumları yapıyordum...Gerekti yere kadar yapılanı yaptım ve yorumların sonu gelmişti...Şimdi ise Sanat üzerine yarumlar yapmak istedim..Nasıl resim yapmada tarz önemli ise yorumculukta da yorumcunun kendine has uslubü vardır...Yazarları ve yorumcuların da kendine özel tarz ve üslublarının olması onları özel hale getirir ...Bu sitenin konusu Resim Sanatı olduğuna göre yorumları ve yazılarım sanat için olacaktır...Ressamları ele alacaktır...Resim yapmayı özendirecektir...Belkide resimle şimdiye dek hiç işi olmayan birinin içindeki sanat cevherini ortaya çıkartacak ülkemize yeni bir ressam kazandıracaktır ..Kim bilir  olur mu olur..Olmaz demeyin...Milli Piyongo misali  "ya çıkarsa "....Yada Nasrettin Hocanın yaptığı gibi göle maya atmasında " ya tutarsa "....



Sami Samioğlu


 Toplumumuzda  ressamların yaptığı yağlı boya tablo çalışmalarını  fotoğraf gibi canlı olmasını istenmesine  hiç bir anlam verememişimdir...Ne demek efendim fotoğraf gibi net tablo yapılacak...Ressamlar fotoğraf makinası mı....İşte bu kesim kesinlikle sanattan anlamıyorlar....Fotoğraf gibi canlı tablo yapılmamışmıdır...Elbette yapılmıştır...Fotoğraf makinası icat edilmediği o dönemlerde o zamanın ressamları tablolarını fotoğraf gibi canlı yapıyorlardı....Devir bu tür tabloyu kaldırabiliyordu....Fotoğraf makinası icat edildikten sonra ressamların çalışma biçim ve yorumlamaları değişikliğe uğramıştır....Avrupa'da bilhassa ressamlar yeni resim akımların oluşmasına sebep olmuşlardır...Fransa bunların başında gelir...Bana göre Dünya sanat Merkezi ve en önemli etkinlikler Fransa'da olmuştur...Epresyonizim...Expresyonizim...Kübizim...Soyut resim gibi....Bu akımların oluşumundan sonra Resim sanatı adeta şahlanmış büyük ve önemli ressamlar kitlesi oluşmuştur...Onların savunduğu şey yada benimsediği şey , yapılan eser fotoğraf gibi olmamasıdır...Monet , Manet , Pisarro,Van Gogh gibi ressamlar fotoğraf yağlı boya tabloculuğun temellerini yıkmışlardır....İyi ki yapmışlar...Yoksa resim sanatı olduğu yerde kalırdı....Evim de bundan 30 yıl önce aldığım bir Ansiklopedik  20 ciltlik resimli takımım var...Tüm dünya müzelerinde ki ressamların tabloları....Resim sanatının ilk başlandığı yılardan itibaren günümüze dek tüm dünya ressamlarının çeşitli esrlerinin resimleri vardır bu ansiklopedi de..Canlı olnı da var olmayanı da...Bunların karşılaştırmalarını ve hangi eserlerin daha makbul olduğunu bu ansiklopediden öğrendim..Louvre Müzesi bunların en önemlisidir...Jeu de Paume Müzesi ve diğerleri...Bir rassamın yaptığı eserin Louvre Müzesin de olması bana göre önemli bir onurdur...Çünkü tüm dünyanın en meşhur ressamların eserlerinin yanında sizin yaptığınız eser de sergileniyorsa bu büyük  bir olaydır...Tabiki böyle bir durum her ressama nasip olmaz...Zaten öyle bir beklentiyi beklemek hayalden öteye gidemez....Rüya da olur mu ..olur..Sakıncası yoktur....Bu yorumum da bir şeyin altını çizmek isterim...Fotoğraf tarzında bir ressam çalışıyorsa bu ressamı küçümsemem taktir ederim..Fotoğraf tarzında çalışma yapabilmek oldukça zaman ve emek isteyen bir uğraş türüdür...Fakat çok mu değerli olur, bana göre üstünlüğü yoktur..Sanatsal yönden bakarsak...Maddi beklenti açısından bakarsak...Bir çırpıda yapılmış bir tablo , fotoğraf tazında olan tablodan hem sanatsal , hem de maddi açıdan fazla olabilir ve üstün gelebilir...Fotoğraf tarzından uzaklaşarak ressamlar özgün eserler yapabilmeli ve farklı uslup ve özelliklerde esreler oluşturabilmelidir...Bu sanata zenginlik katacaktır , çeşitlilik katacaktır...Öyle ise fotoğraf gibi tablo olmasını isteyenler, istemesinler...İsterlerse kendileri bilir...Biliyoruz ki resim yatırım aracı olarak tayin edilebiliyor...Bu gün al bu tabloyu, 10 sene sonra şu kadar misline sat...İşte farklı bir kazanç yolu...Yapılmıyor mu...Yapılıyor...Tablo hırsızlığı olabiliyorsa demek ressamın bir eseri yatırım olarak kullanılacaktır...Kimse buna niye yatırım yapıyorsun diyemez...Zengindir adam alıyor efendim...Ne var bunda...Şu kadar tirilyona satın aldı...Şu kadar tirilyona sonradan sattı...Dedim ya ressamların değeri öldükten sonra artabilir....Esrinin yüksek fiyatlarda el değiştirdiğini ressam duysa mezarında kemikleri sızlardı  herhalde..."Ben bu Tablomu 10 Lira satmıştım...Tirilyon Lira  olamaz böyle şey " deyip mezarına tekrar yatardı...Bu yorumumun şaka tarafı tabiki...Sanatın cilvesi mi , yoksa hayın cilvesimidir bilemeyiz ama sanat, özellikle Resim sanatı Güzel bir sanattır..


Sami Samioğlu

0 yorum:

Yorum Gönder